0
Pana Film artık yavaş yavaş dizisini yeni sezona hazırlamaya başladı. Kurtlar Vadisi Pusu, yeni sezonda ATV'de olacak bildiğiniz gibi. Ve yeni sezon için ilk fragman da yayınlandı. Fragman çok etkileyici doğrusu. Dizinin yeni oluşumu hakkında pek bilgi vermese de, biz yeni sezonun ne kadar güzel olacağını tahmin edebiliyoruz.
Geçen sezon finalinde İskender Büyük adlı karakterin diziden çıkartılması, tam bir ahmaklık olmuştu. Yeni Sezon lafını duyunca bu karakteri de anmadan edemiyoruz doğrusu. Bu karakter feda edilmeseydi eğer, yeni sezonda çok daha büyük maceralar yaşanabilecekti. Neyse lafı daha fazla uzatmadan fragmana geçelim. Yeni sezon fragmanını buradan izleyebilirsiniz. Şimdi konuyu biraz da şirketin filmine çevirelim.
Önceki yazımda Kurtlar Vadisi Filistin'in çekimlerinde meydana gelen kazadan bahsetmiştik. Bu olaydan ve resmi açıklamadan sonra Pana Film çabucak toparlanmaya koyuldu. Yanan sahnelerin çekimi için Adana/Tarsus'ta yeniden dekorlar hazırlanmaya ve kurulmaya başlandı. Tabi bu kazanın ardından zarar fazlasıyla büyük olsa da, şirket filmi çekmekte kararlı. Bu kararlılıklarından ötürü tebrik etmek lazım gerçekten.
Film setinde olan kaza ilk sosyal medyada yankı bulduğunda, ülkemin güzel insanları da beyinlerinin teori üretme kısmını hemen harekete geçirip, malum teoriler üretmeye başladılar. 'Malum' diye bahsediyorum çünkü o teorilerin içine bulaşmak, karışmak istemiyorum bir web yazarı olarak. Siz okurların anladığına kesinlikle eminim. Hatta içinizden bazıları bu teori üretme işinin içine girmiş bile olabilir, Neyse. Kısacası, Anladınız siz onu diyerek geçiştirelim.
Yeni sezon hakkında herkesin yüksek hayalleri ve güzel bir sezon olacağına dair ümitleri var. Pana Film, dileriz ki bu ümitlerimizi her zamanki gibi önce kuvvetlendirip, sonra kırmaz. Bir dahaki yazıda görüşmek dileğimle..
Geçen sezon finalinde İskender Büyük adlı karakterin diziden çıkartılması, tam bir ahmaklık olmuştu. Yeni Sezon lafını duyunca bu karakteri de anmadan edemiyoruz doğrusu. Bu karakter feda edilmeseydi eğer, yeni sezonda çok daha büyük maceralar yaşanabilecekti. Neyse lafı daha fazla uzatmadan fragmana geçelim. Yeni sezon fragmanını buradan izleyebilirsiniz. Şimdi konuyu biraz da şirketin filmine çevirelim.
Önceki yazımda Kurtlar Vadisi Filistin'in çekimlerinde meydana gelen kazadan bahsetmiştik. Bu olaydan ve resmi açıklamadan sonra Pana Film çabucak toparlanmaya koyuldu. Yanan sahnelerin çekimi için Adana/Tarsus'ta yeniden dekorlar hazırlanmaya ve kurulmaya başlandı. Tabi bu kazanın ardından zarar fazlasıyla büyük olsa da, şirket filmi çekmekte kararlı. Bu kararlılıklarından ötürü tebrik etmek lazım gerçekten.
Film setinde olan kaza ilk sosyal medyada yankı bulduğunda, ülkemin güzel insanları da beyinlerinin teori üretme kısmını hemen harekete geçirip, malum teoriler üretmeye başladılar. 'Malum' diye bahsediyorum çünkü o teorilerin içine bulaşmak, karışmak istemiyorum bir web yazarı olarak. Siz okurların anladığına kesinlikle eminim. Hatta içinizden bazıları bu teori üretme işinin içine girmiş bile olabilir, Neyse. Kısacası, Anladınız siz onu diyerek geçiştirelim.
Yeni sezon hakkında herkesin yüksek hayalleri ve güzel bir sezon olacağına dair ümitleri var. Pana Film, dileriz ki bu ümitlerimizi her zamanki gibi önce kuvvetlendirip, sonra kırmaz. Bir dahaki yazıda görüşmek dileğimle..
Blog Atolyesi "Kurtlar Vadisi Pusu - Yeni Sezona Hazırlık" yazısından dolayı Çağatay Görmez adlı yazara teşekkür eder.
0
Şu tatil zamanında, magazinde büyük durgunluk var. Şöyle haberlere bir göz atarsanız, 'Kim nerede tatil yapıyor?' gibi haberler vardır hep. Bu yaz acaip bir durgunluk hakim magazin sektörüne. Magazin senaritsleri dahi artık kafalarından haber uydurup ta TV'ye koyacak durumda değiller.
Bu yaz iyice bunaldık bunlar yüzünden. Kimilerimiz iyi tatil yapmış olabilir, bende yaptım. Ama tatilimizin TV başına ayrılan bölümü, tam bir felaket. Pazar günü yeni bölümünü izlediğim bir diziyi, bir dahaki pazara kadar izleyebiliyorum, şimdi bu saçmalık değil de nedir? Bunlar olunca TV'deki tek eğlencemiz magazin programları olmaya başladı. Ama izleyiciler birden magazin tarafına kayınca, haliyle bu sektörün çalışanları da sudan çıkmış balığa döndüler. Yaz tatili gelmeden önce izleyicilerden belli bir kısım bu tür programları izliyor, ve kalan kısımlarda diğer programlara bölüştürülüyordu. Haber bulmak ta hiç zor değildi. Bulamayan ajanslar, 'uydurmacı gazetecilik' anlayışına geçip, puanları, reytingleri topluyordu.
Bu anlayış içinde çalışmaya alışan sektör çalışanları, olağanın dışında bir durumla karşılaşınca bocalamaya başladı. Habersizlikten önce 'uydurmacı gazetecilik' anlayışına geçtiler. Gördüler ki artık sallama haberleri halk kabul etmemeye başladı. Kayda değer bir haber de bulamadıklarından, 'Kim nerede tatil yapıyor' modunda program yapmaya başladılar. Arada ünlülerin aynı yerde çekilmiş eski fotoğraflarını gösterip 'Bu ne kilo?!' gibi saçma ötesi haber anlayışıyla karşımıza çıktılar. Bizde haliyle çok bunaldık bunlardan. Televizyonunu, LCD'sini kaldırıp balkondan aşağı atan oldu, TV kablosunu kesip radyoya geçenler oldu, taş plak dinleyenler oldu, doğa tatiline gidenler oldu. İzleyici kitlesi -bende dahil- bir şekilde bu sıkıntıdan kurtulmaya çalıştı. Başarılı olan da oldu, yine TV başında çekirdek çitlemeye devam edenler de oldu. Kendim de pek kurtulamadığımdan, öneri veremedim.
Kısacası tatil öncesi hep bir ağızdan 'Tatil istiyoruz!' diye bağıran, adeta kuduran öğrenciler, memurlar, işçiler; beklediği tatili bırakın, havayı bile alamadılar. Şimdi ise herkes işimin başına geçip her ne şartlarda olursa olsun çalışsam da, şu sıkıntıdan, stresten kurtulsam diye bakıyor. Haber bültenleri bile kesmez oldu, bas bas bağırıp dert, tasa, üzüntü dağıttığı için.
Bir dahaki yazıda görüşmek üzere..
Bu yaz iyice bunaldık bunlar yüzünden. Kimilerimiz iyi tatil yapmış olabilir, bende yaptım. Ama tatilimizin TV başına ayrılan bölümü, tam bir felaket. Pazar günü yeni bölümünü izlediğim bir diziyi, bir dahaki pazara kadar izleyebiliyorum, şimdi bu saçmalık değil de nedir? Bunlar olunca TV'deki tek eğlencemiz magazin programları olmaya başladı. Ama izleyiciler birden magazin tarafına kayınca, haliyle bu sektörün çalışanları da sudan çıkmış balığa döndüler. Yaz tatili gelmeden önce izleyicilerden belli bir kısım bu tür programları izliyor, ve kalan kısımlarda diğer programlara bölüştürülüyordu. Haber bulmak ta hiç zor değildi. Bulamayan ajanslar, 'uydurmacı gazetecilik' anlayışına geçip, puanları, reytingleri topluyordu.
Bu anlayış içinde çalışmaya alışan sektör çalışanları, olağanın dışında bir durumla karşılaşınca bocalamaya başladı. Habersizlikten önce 'uydurmacı gazetecilik' anlayışına geçtiler. Gördüler ki artık sallama haberleri halk kabul etmemeye başladı. Kayda değer bir haber de bulamadıklarından, 'Kim nerede tatil yapıyor' modunda program yapmaya başladılar. Arada ünlülerin aynı yerde çekilmiş eski fotoğraflarını gösterip 'Bu ne kilo?!' gibi saçma ötesi haber anlayışıyla karşımıza çıktılar. Bizde haliyle çok bunaldık bunlardan. Televizyonunu, LCD'sini kaldırıp balkondan aşağı atan oldu, TV kablosunu kesip radyoya geçenler oldu, taş plak dinleyenler oldu, doğa tatiline gidenler oldu. İzleyici kitlesi -bende dahil- bir şekilde bu sıkıntıdan kurtulmaya çalıştı. Başarılı olan da oldu, yine TV başında çekirdek çitlemeye devam edenler de oldu. Kendim de pek kurtulamadığımdan, öneri veremedim.
Kısacası tatil öncesi hep bir ağızdan 'Tatil istiyoruz!' diye bağıran, adeta kuduran öğrenciler, memurlar, işçiler; beklediği tatili bırakın, havayı bile alamadılar. Şimdi ise herkes işimin başına geçip her ne şartlarda olursa olsun çalışsam da, şu sıkıntıdan, stresten kurtulsam diye bakıyor. Haber bültenleri bile kesmez oldu, bas bas bağırıp dert, tasa, üzüntü dağıttığı için.
Bir dahaki yazıda görüşmek üzere..
Blog Atolyesi "Magazin Sektöründe Durgunluk" yazısından dolayı Çağatay Görmez adlı yazara teşekkür eder.

Yazar: Çağatay Görmez
Kategori:
Tarih: 01 Eyl 2010
13:54













Alexa Detaylı Bilgi
Yukarı Çık